Barselona Gezi Rehberi

İspanya’nın kuzeydoğusunda yer alan ve Katalonya bölgesinin en alımlı şehirlerinden biri olan Barselona…

İspanya’nın ikinci büyük kenti olan Barselona bir liman şehridir. Günümüzde şehir merkezinin nüfusu 1.7 milyon. Etraftaki işçi kentleriyle birlikte metropoliten alanında 4 milyona yakın kişi yaşamakta. Pırıl pırıl plajları, kent içinde bile denize girilebilen berrak denizi, iyimser ve cana yakın halkı ile ülkenin gözde kentlerinden birisi.. Kendilerini İspanyol olarak görmeyen halk Katalan kültürünün etkisinde yoğrulmuş.. Özgürlükçü ruhu, Franco diktatörlüğünde baş göstermiş. Ünlü mimar Gaudi’nin şekerimsi evleri, tarihi halen yaşadığınızı hissettiren sokakları, devasal oymalı binaları, heykelleri ve mimari yapısının çeşitliliği ile ünlüdür. Kentte tipik, ılıman, Akdeniz iklimi hakim. En soğuk aylarda dahi ortalama sıcaklık 10-11 derece, Aralık ortalaması 8-14 derece arasındadır.

Barselona, Fenikeliler, Kartacalılar, Romalılar, Endülüs Emevileri ve İspanyol İmparatorluğundan süzülerek gelmiş olan 2 bin yıllık tarihin eşsiz bir ürünü. 18.yy sonunda İspanya’nın diğer bölgeleri ağır feodal koşullar altında yaşarken, Barselona ise köklü ticaret geleneği ve sermaye birikimi sayesinde sanayileşme atılımlarına girişmiş. Burjuvazisi gelişmiş, Fransız Devrimi’nin de etkisiyle özgürlükçü, eşitlikçi düşünce akımları yeşermiştir.

Bu güzelliklerde birbirinden güzel eserlerle şehri donatan mimarlar, krallar, taş ustaları kadar, şehir bilinciyle zenginliklerine sahip çıkan Barselona halkının da payı büyük. Antoni Gaudi, Domeneq y Montaner, Josep Puig y Cadafalch, Santiago Calatrava gibi 20.yy’ın dâhi mimarları Venüs heykelleri yontarcasına özenle birbirinden görkemli saraylar, malikaneler, apartmanlar, parklar ve meydan çeşmeleriyle donatmış şehri..

Hayatın geç başlayıp geç bittiği şehirde öğle yemekleri saatleri çok kutsal. Saat 14:00-16:00 arası sokaklar adeta boşalırcasına kalabalığını restoranlarıyla paylaşıyor. Hele bir de Ağustos ayına denk geldiyseniz eczanelerin bile kapandığına şahit olacaksınız. Saatlerce süren ve büyük bir zevk alarak yenilen öğle yemekleri bir kadeh şarap ve atıştırmalıklar (tapas) eşliğinde başlıyor. ‘Pan con tomate’ ve ‘Pimientos Padronu’ yemenizi şiddetle tavsiye ederim. Kendiniz hazırlayabileceğiniz gibi , hazırlanmış olarak ta size sunabilirler.. Tostlanmış ekmeğin üzerinde gezdirdiğiniz domates, biraz sarımsak ve muhteşem Akdeniz zeytinyağının süslediği doyurucu bir tapas yanında da Pimientos de Padron (kızarmış küçük biberler) vazgeçilmez ikiliniz olacak… Yemekten sonra saat 17:00 civarlarında dükkanlar tekrar açılıyor ve hareketlilik saat 22:00’ye kadar devam ediyor. Sizler daha yeni yedik biraz sindirelim derken, restoranlar akşam yemekleri için hazırlıklarına başlarlar. Akşam yemekleri inanamayacaksınız ama saat 22:00’da başlar ve gecenin geç saatlerine kadar devam eder. Akşam yemeklerinde ünlü deniz ürünlü Paella, ve yanında da bir kadeh şarap ve sezon meyvelerinin de katılarak baz miktarda şarabın ve şekerin bir araya getirilerek hazırlanan nefis içecek olan Sangria’yı içmeli. Barselona geziniz boyunca deniz ürünlü pilav (Paella), kızarmış küçük biber (Pimientos de Padron), patatesli omlet (Tortilla), sarımsaklı & maydanozlu mantar (Champiñon al Ajillo), Solomillo de Ternera, kuzey bölgesine ait tapaslar (Pinxos) acı biber tozlu ahtapot (Pulpo Gallega), Endülüs tarzı kalamar (Calamares al Andalus) yemeden ve bir sürahi Sangria içmeden sakın dönmeyin.

Las Ramblas caddesinden denize doğru inerken Kolomb heykeline ve Marinaya varıyorsunuz. 60 metre yüksekliğinde ki bu heykel Galeta Burgos tarafından yapılmış. Kristof Kolomb’un Amerika’ya birinci yolculuğundan sonra yanında 12 yerli ile geldiği noktalardan bir tanesi. Bu heykelin yakınlarında Gümrük Binası ve Denizcilik Müzesi bulunmakta. Heykeli arkanıza alıp Colon caddesinden Marina Boyunca yürüyünce ise Barceloneta plajına doğru gelmiş olursunuz. Plaj her daim kalabalık ve canlıdır. Burada dinlenip bir Xiringito’da (yazın kumsalda kurulan küçük bar ve cafeler) bir şeyler içip soluklanabilir, pırıl pırıl plajında yüzebilir, bir şeyler atıştırabilir ve bisikletle sahil boyu gezebilirsiniz..

Eğer Barselona’ya gelipte sadece Barselona hakkında değil genel İspanya mimarisi hakkında detaylı bilgi edinmek ve değişik tarzda 50 eyalete ait 117 farklı mimari yapı görmek isterseniz Montjuik Tepesine çıkarken ve girişi 7.40 euro olan Poble Espanyol’u, Passeig de Gracia üzerinde ünlü Katalan mimar Antoni Gaudi’nin Casa Battlo ve Casa Mila’sını, yapımı halen devam etmekte olan ve bitmeyen kilise olarak ta adlandırılan şaheser eser Sagrada Familia’yı, Dünya Mirasları listesinde olan ve kırık seramikleri kullanarak farklı bir tarzı yakaladığı Parc Guell’i, 512 metre yükseklikteki ve şehrin en güzel panoramik manzaralarından birini yakalayabileceğiniz Tibidabo Tepesi’ni mutlaka ziyaret edin. Tepede aynı zamanda Sagrada de Cor kilisesi ve Barselona’nın en eski Lunaparkı yer almakta.

Diğer önemli meydanlardan biri olan ve Plaça de Catalunya meydanından sonra ikinci önemli merkez konumunda olan Plaça d’Espanya… Burada yer alan Arena 1914’lerden… Dış zemini orijinal ve Arap tarzı hakim. Katalunya bölgesinde boğa güreşleri yasaklandığı için dış Zemin korunarak içi alışveriş merkezine çevrilmiş. Tepesine asansör ile çıkıp panaromik bir manzara izlemek mümkün. Burada meydanda bulunan diğer önemli eser ise MNAC Müzesi (Ulusal Katalan Sanat Müzesi).

Tabi ki Barselona’ya gelipte 100.000 kişilik ünlü stadı (Nou Camp) görmeden dönmemek gerek. 17 euro karşılığında içini gezebilir, bolca fotoğraf çektirebilirsiniz.

Arapçadaki “al raml” (dere) veya “ramla” (ağaçlıklı yol) kelimesinden gelir caddenin adı… Endülüs Emevilerinden kalan bir isimdir. Günün her dakikası, her saniyesi kalabalık olan cadde, cıvıl cıvıldır. Başlangıç noktası Plaça de Catalunya olan caddenin sonun size Kristof Kolomb heykeline bağlar. Yol boyu sokak sanatçıları, müzisyenler, pandomimciler ve ressamlar ile neşenize neşe katan caddede muhakkak kalabalığa karışın. Ve muhakkak Sant Josep de la Boqueria meyve – sebze pazarından taze sıkılmış mango suyunuzu içip sahile doğru koyulun… Sahile doğru inerken de sol kolda kalan Plaça Reial’de muhakkak bir fotoğraf çektirin. 1850’lerden kalan bu meydandaki lambalar meşhur Gaudi’nin eseri..

Gece hayatına gelince, geç yenilen akşam yemeklerinin ardından 01:00 gibi clublar ve eğlence mekanları hareketlenmekte ve sabaha kadar da sahil şeridini süslemekte. Buralarda hem dans edebilir, hem içeceğinizi alıp uçsuz bucaksız sahilde yürüyebilir, oturabilir ve ya gitar çalan gençlerin müziği eşliğinde dans edebilirsiniz. Yok eğer daha yerel bir şeyler yapmak, kendinizi İspanya’da hissetmek isterseniz aşk acısından yaşanılan hüznün sergilendiği Flamenko şovu izleyebilirsiniz. Bunun için rezervasyonunuzu yaptırmanız sizin bu şovu en iyi masalarda izlemenize yardımcı olacaktır. Başka bir seçenekte Ulusal Katalan müzesinin karşısında akşam üstleri ışık ve müzik eşliğinde yapılan su gösterisini izlemek olabilir. Bu keyfin büyüsüne siz de kapılın.

Bir kent en güzel yürüyerek öğrenilir. Ama Barselona’da o kadar çok gezilecek ve görülecek yer var ki hepsini yürüyerek yapmak imkansız. Metro ağı kuvvetli olan şehirde öncelikle bir çok hat var ve hepsi farklı farklı renklerle belirtilmiş. Yani kaybolmak imkansız. Onun dışında tramvay, otobüs ve tren gibi toplu taşıma araçlarını kullanmakta mümkün. Bisiklet kiralayıp ta şehri tanımak ve dar sokaklarda kaybolmaksa başka bir heyecanlı seçenek… Ama ben zaman kaybetmeyeyim, yürüyerek veya toplu taşıma araçlarıyla gidilemeyecek ve sadece sınırlı yerleri görmekle kalmayayım derseniz Türkçe rehber eşliğinde özel araçla kenti tanımakta mümkün.

 İspanya’da en çok tercih edilen şehirlerden birisi olan Barselona konaklama açısından Avrupa’da ki pek çok yere göre daha ekonomiktir. Katalonya özerk bölgesinin başkenti olan bu Akdeniz şehri Mimar Antoni Gaudi ile daha ünlü bir hale gelmiştir. Metro ağının kuvvetli olması ve otellerin her alana yayılmış olması hem ekonomik seçenekleri size sunar hemde kaliteyi. Genelde Las Ramblas ve çevresinde toplanan oteller, Plaça de Catalunya, Plaça d’Espanya, Fira bölgesi ve Llobregat bölgesi olarak konuşlanmışlardır. Barselona son yıllarda fuar ve kongre merkezi haline gelmiş bu da otellerde ki müsaitliği oldukça sınırlandırmıştır. Sezon boyunca %94’e yakın doluluk gösteren otellerde fiyatlar sezona, mevsime, şehrin turizm açısından yoğunluğuna, kongre-fuar takvimine göre fiyat ve doluluk açısından çeşitlilik göstermektedir. Rezervasyonunuzu önceden yapmış olmanız sizlerin hem iyi bir noktada otel bulmasına hemde iyi bir fiyat aralığı yakalamanıza yardımcı olacaktır. Onun dışında temiz ve merkeze çokta uzak olmayan şık fiyat olarakta düzgün olan apartlarda da konaklama yapmak mümkün…

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir